1208-hababam-sinifi.jpg

İlk film Ertem EĞİLMEZ tarafından 1975 yılında “Hababam Sınıfı” çekildi. Daha sonra Rıfat ILGAZ’ın bu ölümsüz eserinin sinema uyarlamaları devam etti.

Evet, Hababam Sınıfı’nın geçmişi yarım yüzyıllı devirmiş durumda; 1956’da İlhan Selçuk’un yönettiği Dolmuş dergisinin sütunlarında tefrika halinde başlayan yapıtı Rıfat Ilgaz (1911-1993) ‘Stepne’ imzasıyla yazmış; haylaz arkadaşlarıyla yaşadıklarını, maceralarını, öğretmenliğinden edindiği gözlemlerini gayet matrak dille okurlara aktarmıştı.

78 hafta süren dizi yoğun ilgi görünce Mayıs 1957’de kitap haline getirilmişti. Daha sonra Ilgaz, Hababam Sınıfı Baskında (1972), Hababam Sınıfı Uyanıyor (1972), Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975), Hababam Sınıfı İcraatin İçinde (1987) kitaplarını da seriye kattı…
Hababam Sınıfı’nın sıcacık, sihirli öyküsünü ilk keşfedenlerden biri de Ulvi Uraz’dı. 1966’da Beyoğlu Küçük Sahne’de genç oyuncularla sahneye koyduğu oyun büyük seyirci toplamış, ekibin başarısı uzun süre konuşulmuştu…

Sinema ise Hababam’ı beyazperdeye aktarabilmek için gerçekten çok zahmet çekmişti. Tiyatroda tutmasının ardından yapıtın sinema haklarını alan Atıf Yılmaz ile Orhan Günşıray öyküyü bir türlü sansürden geçirememiş; ardından bir çok yönetmen devreye girmiş, sorun yine aşılamamıştı.

Nihayet 1974’te Arzu Film, siyasetten uzak bir senaryoyla sansürü ikna edebilmiş, bizim halkın zevkini ve komediyi iyi bilen Ertem Eğilmez’in yönetmenliğinde filmin çekimlerine başlanmıştı.

Umur Bugay imzalı senaryo, okula yeni gelen müdür muavini Mahmut Hoca’yla hemen takışmış, öğretmenlerini ve okul idaresini bezdirmiş, hepsi çift dikiş, Özel Çamlıca Lisesi’nin ‘6 Edebiyat’ sınıfı öğrencilerinin ya da kendilerine taktıkları adla Hababam Sınıfı’nın serüvenlerini skeçler halinde sunmuştu sinemaseverlere.

Öğrenci-öğretmen ilişkilerini, eğitimdeki çarpıklıkları komediyle sarmalayan öykü çok beğenilmiş, gişe rekorları kırmıştı. Filmdeki dostluk, arkadaşlık, sevgi benzersizdi. Zaten okul sıralarında dirsek çürütüp de, filmde anlatılanları kenarından köşesinden yaşamamış olan var mıydı ?

Kemal Sunal (İnek Şaban), Tarık Akan (Damat Ferit), Halit Akçatepe (Güdük Necmi), Münir Özkul (Kel Mahmut), Adile Naşit (Hafize Ana), Muharrem Gürses’li (Okul Müdürü) kadro muhteşemdi. Hababam, Arzu Film’in ekol haline gelmesinde büyük pay sahibi oluyor, Melih Kibar’ın müziği klasikleşiyordu…

Tabii ki devam filmi gecikmiyordu ve Ertem Eğilmez, bu kez Sadık Şendil’in senaryosuyla ve aynı kadroyla Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’yı yönetiyordu. Öyküye yeni katılan beden hocası Badi Ekrem’in kattığı müthiş espriyle, bir çoğuna göre serinin en keyifli ayağı oluyordu ikinci film.

Sıra üçüncü filmdeydi: Hababam Sınıfı Uyanıyor. Eğilmez-Şendil ikilisi bu kez Damat Ferit’siz ‘6 Edebiyat’a Ahmet adında çalışkan, dürüst bir öğrenci getirmişti. Hababam, film boyunca saf Ahmet’e türlü şakalar yapmış, yıl sonunda Ahmet, Hababam tarihindeki ilk mezun olmuştu. Öğretmenlik için köyüne dönmüş, Hababam da Ahmet’in köyünde okulu onarmış, kendini affettirmişti…

Arzu Film, gittiği yere kadar diziyi sürdürmeye kararlıydı; Ertem Eğilmez ile Sadık Şendil bu kez Hababam’ı tatile çıkarmıştı. Hababam’a kız öğrenciler gelmiş, bizimkiler kızların gönlüne girebilmek için birbirlerine düşmüştü. Kemal Sunal’ın oynadığı son Hababam filmiydi bu…

Seri devam ediyordu; bu kez kameranın ardında Eğilmez yerine Kartal Tibet vardı ve yine Şendil’in yazdığı Hababam Dokuz Doğuruyor’u çekmişti. Çekirdek kadrodan sadece Münir Özkul’la Adile Naşit kalırken öğrencilerin yaşları da hayli küçülmüştü. Bir çoklarına göre Kemal Sunal’sız Hababam olmazdı ve film de dizinin en zayıf halkasıydı.

1981’de Eğilmez yeniden yönetimi ele almış, Yavuz Turgul’un senaryosuyla, Doğulu edebiyat öğretmeniyle öğrencisi arasındaki aşkı anlatmıştı Hababam Güle Güle’de…
Seksenli yıllarda bir ‘sakinlik’ çökmüştü Hababam’ın üzerine. TRT’de özel günlerin nostaljik malzemesiydi hepsi.

Doksanlar’da ise özel TV’ler açılınca seri adeta yeniden keşfedildi ve baş tacı edildi. Televizyonlarda defalarca yayımlandı, kesilip biçilip dizi halinde verildi ve her seferinde izlenirlik oranlarının en üst sıralarında gezindi. Ömrü hapislerde, baskı altında geçmiş Rıfat Ilgaz’a dolaylı yoldan bir tür özürdü bu.

Büyük, küçük her yaştan insanın filmi olmuştu Hababamlar. Hiç bitmeyen masal gibi tekrar, tekrar izlendi. Kitapta olmamasına karşın öyküye iyi oturan yakışıklı Damat Ferit, Kemal Sunal’la özdeşen İnek Şaban, çoğu şakaların ele başısı Güdük Necmi, Hababam’dan askere giden ilk isim Hayta İsmail, Dom Dom Ali, Hafize Ana, sınıf başkanı Tulum Hayri, Şener Şen’in Yeşilçam’da ilk parladığı karakter Badi Ekrem, öğretmenler Külyutmaz, Paşa Nuri, Akil Hoca, Kel Mahmut ve diğerleri…

Ertem Eğilmez’in oğlu Ferdi Eğilmez ‘efsane’yi bugüne taşıyabilmek amacıyla 2003’te harekete geçti. İşi zordu; hem efsane korunacak, hem de gişede bol hasılat elde edilecekti.
Önce filmin Hababam Forever olarak saptanan ismine tepki geldi; Rıfat Ilgaz gibi ‘Türkçe öğretmeni’nin, Türkçe’yi en iyi kullanmaya özen gösteren bir kalemin yapıtında ‘forever’ kelimesinin işi neydi ?

Diğer yanda Tarık Akan, her şeyin tadında kalması gerektiğini söyleyerek projeye karşı çıkıyordu. Sonuçta yeni film ‘Hababam Sınıfı Merhaba’ adıyla gösterime giriyor, büyük ilgiyle karşılanmasına karşın Hababam tutkunu kitle tarafından ağır eleştiriliyordu…
Filmin yönetmeni Kartal Tibet haklıydı; yapıtı eski Hababamlar’la kıyaslamak anlamsızdı. Hangi şey eskisi gibiydi de bu film eskisi kadar anlam taşıyabilsin, eğlendirebilsin ve duygulandırabilsin? Hatta, Hababam serisinde sona doğru kalitenin son derece düştüğü göz önüne alındığında bu filmin düzeyi iyi de sayılabilirdi.

Film, sinemada ve TV’de gençlik öyküleri furyasının başladığı dönemde hayata geçirilen, orta halli bir projeydi. Diğerlerinden artısı ise, adının Hababam Sınıfı olması, bir çok sahnede serinin eski yapıtlarına göndermeler yapabilmesi, onları tekrarlaması, onlarda oynamış isimleri konuk edebilmesi ve de bugünün genç komedyenlerinden kalburüstü isimleri bir araya getirmesiydi. Omurga tamamen bunların üzerine inşa edilmişti. Öğrencilerin elindeki cep telefonları, dolarla ödenen taksitler, çocukların kafalarındaki pırıl pırıl kulüp şapkaları ve bayraklar gibi ‘güncel süslemeler’ ise eskinin adeta cilasıydı.

Merhaba Hababam Sınıfı’nın ilk on beş, yirmi dakikasında seyirci suskun ve hafif bir hayal kırıklığı içindeydi. Salondan tek tük kahkaha sesi gelirken, 20 dakikadan sonra Mehmet Ali Erbil sazı eline alıyor; filmi sürükleyip götürüyordu. Gerçekten de Erbil, yeni Hababam’da müthiş performans sergiliyor; ne derece önemli oyuncu olduğunu yine kanıtlayarak salondaki kahkaha kat sayısını yükseltmeyi beceriyordu. Erbil’le beraber, gençlerden Şafak Sezer ile Cengiz Küçükayvaz, usta oyunculardan seçilen öğretmen kadrosu da çok başarılıydı…

Hababam gibi efsaneleşmiş yapıtın üzerine yeni bir şeyler ekleyebilmek kolay değildi; hele yedincisini çekersen! Tabii bir de, çeyrek yüzyılda okulların ne hale geldiğini de düşünmek gerekti. Nerede eski Hababam’ın ‘fırlamaları’, nerede bugünün ‘yaramazlar’ı…
Hababam Sınıfı Merhaba’nın gişe başarısından sonra bir başka devam filmi kaçınılmazdı ve bizim haylazların serüvenleri okul sıralarından asker ocağına taşındı bu kez. İlginç bir projeydi Hababam Sınıfı Askerde; ilk filmde okuldaki ortamdan dişe dokunur bir espri çıkaramayan ekip, sınıfı askere göndererek komedinin göbeğine oturtmuştu. Ayrıca işin içine ‘elinin hamuru’yla kızlar da katılmıştı. Bu açıdan, Hababam’daki ikinci perdenin bu ikinci ayağı birincisinden kat be kat komikti.

Senarist Kemal Kenan Ergen’in genç kuşağın jargonunu ve tadını yakalamaktaki başarısı filmin püf noktasıydı. Bazı sahnelerdeki kaba komediyi, moda cıvıklıkları, senaryoya ustalıkla yedirebilmesi de dikkat çekiciydi.

İlk yönetmenlik denemesinde Ferdi Eğilmez, tempoyu iyi ayarlayarak görevini yapıyor, Şafak Sezer’i ön plana çekerek doğru ve verimli bir adım atıyordu. Sezer, ustası Mehmet Ali Erbil’le filmi götürüyor; Hülya Avşar ise kısıtlı rolünde vasat bir görüntü sergileyerek adeta ‘misafir oyuncu’ oluyordu.

Eskiyi sadece isminde barındıran, TV’de alıştığımız durum komedilerine benzer şekilde kotarılmış sahnelerden oluşan Hababam Sınıfı Askerde 2005 model yerli popüler komedinin parlak ürünlerinden biri olarak serinin vitrinini düzeltiyordu.
Son film Hababam Sınıfı Üç Buçuk’u ne siz sorun, ne biz söyleyelim !

Hababam Sınıfı (1974)

hababam_sinifi_film.jpg

Özel Çamlıca Lisesi`ne yeni atanan müdür muavini Mahmut Hoca (nam-ı diğer Kel Mahmut) kopya çeken, okuldan kaçıp maçlara giden, hocalarla sürekli kafa bulan öğrencilerle dolu Hababam Sınıfı`nı ilginç ceza yöntemleriyle disiplin altına almaya çalışır. Fakat aynı zamanda öğrenci haylazlığı dışında ciddi olaylar da yaşanmaktadır.

Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)

hababam_sinifi_sinifta_kaldi.jpg

Sahte diplomalarla Mahmut Hocayı kandıran “Hababam Sınıfı” yine sınıfta kalmış ve Çamlıca Lisesi’ne geri dönmüştür. Yaşları bayağı ilerleyen öğrencilerin arasındaki 25 yaşındaki Ferit, baba olmuş ve mecburen bebeğini liseye getirmiştir. Peki bu bebek bir lisede nasıl kalabilecektir?

Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)

hsu_afis.jpg

Hababam sınıfına Ahmet adında çalışkan bir öğrenci gelir. Hababam, başta köylü diye alay ettiği Ahmet`i de kendisine benzetmeye çalışır. Fakat Ahmet kolay pes etmeyen, duyarlı ve duygulu bir çocuktur.

Tarık Akan eksik yola devam eden Hababam ekibi, bu filmde sürekli haylazlığı pohpohladıklarını kabul etmeyerek sosyal duyarlılık için çağrıda bulunmaktadır.

Hababam Sınıfı Tatilde (1977)

hababams305n305f305tatildexz3.jpg

Hababam sınıfının 4. serisi olan Hababam Sınıfı Tatilde, Güdük Necmi’siz, Tarık Akan’sız olduğu ve Kemal Sunal’ın da hababam sınıfı serisinde son oynadığı filmdir. Sınıf her zaman oldugu gibi kendi halinde günlerini yaşarken açıkgöz müdür o yıl sınıfa kız öğrenci alarak değişiklik yapmaya karar vermiştir. Kızlar da hababam sınıfına gelince ilginç ve komik olaylar kaçınılmaz olmaktadır. Başrollerini Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Şener Şen’in oynadığı Hababam Sınıfı Tatilde bir komedi filmidir. Senaryoyu Sadık Şendil, yönetmenliğini Ertem Eğilmez yapmıştır.

Hababam Dokuz Doğuruyor (1978)

dokuzdoguruo1wl4.jpg

Kızlı erkekli Hababam Sınıfı, haylazlıklarını sürdürmektedir. Sınıfa doğulu bir aşiret reisinin oğlu gelir ve kendini ağa ilan eder. Öğrenciler de onunla kafa bulmaya başlar. Okulun yeni asabi ve frijit hocası Perran Kutman, tam bir erkek düşmanıdır. Sınıftaki 2 öğrenci arasında bir aşk başlar ve kız hamile kalır. Ancak, gebelik testini yaptırdıkları kimya hocası Kalem Şakir, incelediği idrar örneğinin frijit hocaya ait olduğunu düşünür.

Hababam Sınıfı Güle Güle(1981)

3614_1.jpg

Hababam Sınıfı Güle Güle; Hababam Sınıfı serisinin 2000′li yıllarda yeni nesil devam filmleri çekilmeden önceki son filmidir. Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in yaptığı bu filmde, Kemal Sunal, Tarık Akan ve Halit Akçatepe gibi bu filmde ün yapmış kişiler oynamadı. Bu yüzden de diğerleri kadar sevilmemiştir.

Kaynaklar: Kameraarkası, Tersninja